<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670</id><updated>2011-11-27T16:52:46.302-08:00</updated><category term='bülent arınç'/><category term='cemil çiçek'/><category term='cumhurbaşkanı'/><category term='hilmi özkök'/><category term='recep tayyip erdoğan'/><category term='meclis'/><title type='text'>HARUN YILDIZ</title><subtitle type='html'>Hεя gﺙnﺙn گon gﺙnﺙn oℓa©aЌмı§ gﺄьﺄ ¥a§a..¢ﺙnЌﺙ ьµ gﺙnℓεгdεn ьﺄяﺄsﺄ $ǿn ǿℓa©aЌτıг.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>12</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-2478785352906981084</id><published>2008-06-10T04:58:00.000-07:00</published><updated>2008-06-10T05:01:36.588-07:00</updated><title type='text'>İşte Erdoğan'ın o açıklaması</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:180%;color:#ff6600;"&gt;İşte Erdoğan'ın o açıklaması&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan, AK Parti Meclis Grup toplantısında konuştu. Erdoğan, açıklamalarına Meclis ve millet iradesini tanımlayarak başladı ve tarihe not düştü. işte o sözler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''İstiklalimizin sembolü olan bu Meclis bugüne kadar hiçbir vesayeti, hiçbir gölgeyi kabul etmedi, bundan böyle de kabul etmeyecektir'' dedi. Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısına, ''Burası, Türkiye Büyük Millet Meclisi. Türk milletinin, 70 milyon vatandaşımın iradesinin tecelli ettiği kutlu çatı. 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir' ilkesi 23 Nisan 1920'de burada hayat buldu'' sözleriyle başladı. Kurtuluş Savaşını yöneten, Cumhuriyeti kuran iradenin burada şekillendiğini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: ''İstiklalimizin sembolü olan bu Meclis bugüne kadar hiçbir vesayeti, hiçbir gölgeyi kabul etmedi, bundan böyle de kabul etmeyecektir. Zira bu Meclis, hür iradesiyle bu aziz milletin kurtuluş destanını yazdı. Evet, burası milletimizin evidir, harim-i ismetidir (kutsal ocağıdır). Bu evin 70 milyon sahibi vardır. Bu çatının altında bu ülkenin hiçbir vatandaşı unutulmaksızın, ihmal edilmeksizin, hiç bir ayrıma tabi tutulmaksızın herkesin hukuku savunulur, korunur; herkesin iradesi burada temsil edilir. Bu ülkenin izzeti için, bu milletin şerefi için aklı selimin, sağduyunun yolundan ayrılmadan, metanetle ve vakarla bir ve bütün olarak milletimizin hukukunu ilelebet koruyacağız, milletimizin iradesini hakkıyla temsil edeceğiz, birliğini, beraberliğini savunacağız bu çatının altında. Bunu hep birlikte yapacağız. Kendimizi geri çekmeden, başkalarını da dışlamadan milli irademize, müşterek hukukumuza her birlikte sahip çıkacağız. Milletimizle aynı üslubu kullanacağız, milletimizle aynı vefa ve kader çizgisinde yürüyeceğiz. Ne milletimizin bir adım ilerisinde olacağız ne milletimizden bir adım geride kalacağız. Hiç şüphesiz, milletimizin istisnasız tamamı adaletten yanadır, hakkaniyetten yanadır. Siz, saygıdeğer milletvekillerini de bu milletin emanetine sadakatle sahip çıktığınız için yürekten kutluyorum.'' -''ÜLKE BİRLİĞİ, DEMOKRASİ İÇİN...''- Başbakan konuşmasının bu bölümünde diğer partilere de seslenerek, şöyle konuştu: ''Yeri gelmişken, burada yalnızca kendi grubumuzu değil, yalnızca AK Parti'ye oy verenleri değil; bu ülke için, bu toplumun düzeni için, bu ülkenin birliği için, demokrasi için, adalet için, refah ve huzur için hakkaniyetten ayrılmayan,daima vicdanının sesine kulak veren diğer parti gruplarını ve kişileri de bu millet kürsüsünden aynı duyguyla anıyorum, aynı samimiyetle selamlıyorum. Unutmayalım, sorunlarımızın hiçbiri ama hiçbiri çözümsüz değildir. Arızi olaylar, dönemsel sorunlar istikametimizi çeviremez. Zira, biz konjonktüre göre, özellikle esen rüzgarlara göre yönümüzü belirlemiyoruz. Bu istikamet milletindir, sizindir, bu siyaset milletindir, bunu böyle bilin. Rotamızı da milletimiz belirlemiştir. Bizler burada, milletimizin tarihi yürüyüşüne ortaklık ediyor, milletimizle beraber yürüyoruz. Milletimizin umutlarını, rüyalarını, özlemlerini temsil ediyoruz. Milletimiz kendi ülkesinde, kendi bayrağı altında, kendi devletini yönetenlerden adalet istiyor, demokrasi istiyor. Ne bir eksik, ne bir fazla; adalet ve demokrasi...'' -''MİLLETİN BAŞARISI''- Hiçbir zaman bulundukları makam ve mevkileri kendi mülkü zannetmediklerini, zannetmeyeceklerini vurgulayan başbakan Erdoğan, ''3 Kasım seçimini kazandığımız gün de 28 Mart seçimlerini kazandığımız gün de 22 Temmuz seçimlerinin akşamı da biz, kendimiz ilan ettik ve dedik ki: Bu başarı milletimizin başarısıdır. Milletimizin bu başarısı asla başımızı döndürmeyecek'' diye konuştu. Erdoğan, bugün de aynı şeyleri söylediklerinin ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Diyoruz ki: Bize oy versin-vermesin istisnasız, bütün vatandaşlarımızın hukukunu koruyacağız. Bütün vatandaşlarımızın emanetini, emanetimiz bileceğiz. Bu sözlerimizi siyaseten söylenmiş sözler olarak görenler, hissiyatımızı paylaşmayanlar pekala olabilir, olacaktır. Çoğulcu demokrasinin gereği de zaten farklılıklarımızın ahenk içinde bir arada olmasıdır. İşte bakın, 6 yıla yakın zamandır iktidarımızın icraatı ortadadır. Hükümetimiz döneminde milletimizin, ülkemizin, devletimizin zarar göreceği yanlış adım atmamaya gayret ettik, aksine Türkiye bir kaostan çıkarılmış, emniyete kavuşmuş, güven ve istikrarı yakalamıştır. Evet, yürüyüşümüz milletimizle birlikte devam ediyor, devam edecek. Dün de sorunlarımız vardı, bugün de sorunlarımız var. Evet ama, şu kısacık hayatımızda bile gölgelerin üstümüze geldiği en sıkışık, en zor zamanlarda güneşin doğuşuna binlerce kez şahit olduk. Ümitlerimizi taze tutmak, heyecanımızı diri tutmak zorundayız. Zor zamanlarda defalarca sınanan bu milletin aklına, vicdanına, sağduyusuna güveniyoruz, güveneceğiz. Bu güven zemininde siyaset yapıyoruz, bu güven esasında milletimizin ufkunu açmaya çalışıyoruz.'' AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye'de esas mesele, siyasetin alanını daraltmaktan medet uman, erkler arasında 'yetki çatışması' çıkarmak için her vesileyi fırsat bilen bir anlayışın yine siyasetin içinde hala var olmasıdır'' dedi. Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, özellikle ''ana muhalefet partisinin, siyaseti içeriden kuşatmaya, bu yüce Meclisi içeriden zayıflatmaya yönelik girişimleri ve gayretleri'' olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları söyledi: ''Bunu milletimiz çok iyi biliyor. Herkes 'Meclisin yasama yetkileri daraltılıyor' derken, bir tek CHP sözcülerinden, 'Meclisin yetkilerini aştığı' iddiasını duyarsınız. Başkasından duyamazsınız. Ve bunu da yargının bağımsızlığını savunur görünerek yapıyorlar. Oysa geçen yıl bu zamanları hatırlayın. O zaman da onların istediği yönde karar vermezse 'Türkiye'nin çatışma ortamına sürükleneceğini' söyleyerek Yüksek Mahkemeyi tehdit ediyorlardı. Dün Yüksek Mahkemeye yönelttikleri söylemlerin hedefinde bugün, yasama yetkilerini kullanmaktan başka bir şey yapmayan bu Yüce Meclis var. Dün mahkemeye söylediklerinin benzerlerini bugün Meclis'e söylüyorlar. Peki bu CHP sözcüleri ne istiyor? Ben size söyleyeyim; Anayasamızda yetki sınırları açıkça çizilen yasama ve yargı erklerini karşı karşıya getirmek istiyorlar. Erkler arasında hiç yeri yokken, Türkiye'nin çözüm bekleyen ağır meseleleri varken, uyum ve ahenk içinde birlikte çalışmaları gerekirken, bir yetki çatışması meydana getirmek istiyorlar. Bunu yaparken siyasetin ülke meselelerine çözüm üretme kabiliyetinin kırılması, yargı kurumlarının güven kaybetmesi, Meclisin etkisiz hale getirilmesi, demokrasinin zaafa uğraması onları ilgilendirmiyor. CHP'nin milletvekili dokunulmazlığı talebinin altında yatan da budur değerli arkadaşlarım. Türkiye'nin demokrasi tarihi ne yazık ki rakiplerine kuyu kazmaya çalışırken, kendi bindiği dalı da kesen siyasi aktörlerle doludur. Gelenekselleşen bu kuyu kazma siyaseti yüzünden siyasi kutuplaşma ve gerilimin ağır bedeli her zaman bu aziz millete ödettirilmiştir.'' -''SINAVDAN GEÇİYORUZ''- Erdoğan, siyasi rekabette meşruiyet çizgisini aşmanın, yapıcı değil yıkıcı siyaset tarzı yürütmenin, ne Türkiye'ye ne siyaset kurumuna ne de bunu yapan siyasetçilere bugüne kadar hiç bir şey kazandırmadığını bildirerek, ''Bugün de böyle bir sınavdan geçiyoruz. Kuşkusuz her şey milletimizin gözü önünde cereyan ediyor. Bu millet, bugünlerin de çetelesini gün gün tutuyor'' dedi. CHP'nin ''millete karşı, demokrasiye karşı, evrensel hukuka karşı siyaset yürüttüğünü, bunun da ülkeyi tahrip ettiğini'' ileri süren Erdoğan, şöyle devam etti: ''Bütün demokratik açılımları, korku siyasetiyle durdurma çabası Türkiye'ye ciddi zararlar veriyor. Bu gölge oyunları, bu korku siyaseti, halkımızın ekmeğini, aşını büyütmez, büyütmüyor, ülkemizin itibarını yükseltmez, yükseltmiyor. Böyle korku ve vehimlerden beslenen hiçbir siyaset özgürlüğü, adaleti getirmez, getirmiyor. İdeolojik hukuk yorumlarıyla, TBMM'nin iradesini bloke etmeyi 'muhalefet' zannetmek, doğrudan doğruya halkın taleplerine, milli iradeye açıkça tavır almaktır, objektif hukuk kurallarını sabote etmektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin temel hukuk kaynağı Anayasadır. Her kurum, kişi veya kurul, Anayasa zemininde ve Anayasa'dan aldığı meşruiyet çerçevesinde faaliyette bulunabilir. Anayasaya aykırılık, temel hukuk metnine ve Cumhuriyetin temel esaslarına aykırılık demektir. Anayasanın 6. maddesi bakınız ne diyor: Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz. Anayasanın 11. maddesi bakın ne diyor: Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. İşte bu yüzden her işlem, her karar, her uygulama Anayasaya ve yasalara uygun olmalıdır. Anayasaya dayanmayan, kaynağını, gücünü Anayasadan almayan hiçbir karar, anlam taşımayacağı gibi, Anayasanın vermediği hiçbir yetki de kullanılamaz. Anayasanın 148. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Geçen hafta Anayasa Mahkemesinden çıkan karar, Anayasanın bu hükümleri açısından tabiatıyla kamuoyunda tartışılmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki daha da tartışılacak, değerlendirilecektir.'' -1982 ANAYASASI- Erdoğan, 1982 Anayasasını yıllardır herkesin tartıştığını, eleştirdiğini hatırlatarak, ''Ama neticede 1982 Anayasası, şu an yürürlüktedir ve herkes için bağlayıcıdır. İster beğenelim, ister beğenmeyelim'' diye konuştu. ''Anayasada bu hükümler yokmuş gibi davranmak, daha büyük bir soruna, bir sistem yetmezliği sorununa yol açar'' uyarısında bulunan Erdoğan, şunları söyledi: ''Türkiye'nin ne sistem yetmezliği ne de erkler arasında yetki çatışması yaşamaya tahammülü yoktur. Bunu herkes bilmelidir. Anayasayı gözardı ederek, Anayasal kuralları görmezden gelerek hareket etmemiz söz konusu olamaz. Bu yüzden ben tüm arkadaşlarıma sık sık Anayasa kitapçığını okumalarını tavsiye ediyorum. Anayasasının 6. maddesi egemenliği, 7. maddesi yasama yetkisini, 148. maddesi Anayasa Mahkemesinin görevlerini tanımlıyor. Bunları hepimiz ideolojik gözlüklerle değil, evrensel hukukun ışığında okumalıyız ki uygulamalarımız Anayasaya uygun olsun. 6. maddeye göre 'Egemenlik, Kayıtsız Şartsız Milletindir'. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. 7. maddeye göre, yasama yetkisi Türk Milleti adına TBMM'ye verilmiştir. Bu yetki hiç bir surette devredilemez. 87. maddeye göre, TBMM'nin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmaktır. Kanun koyma yetkisi münhasıran, yani sadece ve sadece seçilmiş meclislere aittir. Anayasa tarafından verilen bu yetkiyi kimse Yüce Meclisimizden alamaz. Kimse kendini yasa koyucu yerine koyamaz. Aynı şekilde anayasamıza göre, TBMM de yasama yetkisini devredemez. Bu hak ve yetki, TBMM'ye verilmemiştir.'' AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''(Ben yaptım, oldu) anlayışı, demokratik hukuk devletlerinin kimyasını bozar. Demokrasilerde rejimi korumak ancak hukuk içinde, hukukun üstünlüğü ilkesine, anayasanın bağlayıcılığına sadık kalmakla mümkündür. CHP'nin, yasama ile yargı erkleri arasında inatla, ısrarla yetki çatışması çıkarma gayretleri, bizi bu noktaya getirmiştir'' dedi. Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, 'ben yaptım, oldu' anlayışını demokratik rejimler kaldıramayacağını vurgulayarak, şunları söyledi: ''Hükümetler yaptığında da kaldırmaz, yasa koyucu yaptığında da kaldırmaz. Yargı yaptığında hiç kaldırmaz. 'Ben yaptım, oldu' anlayışı, demokratik hukuk devletlerinin kimyasını bozar. Demokrasilerde rejimi korumak ancak hukuk içinde, hukukun üstünlüğü ilkesine, Anayasanın bağlayıcılığına sadık kalmakla mümkündür. Yasama organı yanlış yaptığında yargıdan döner. Olmadı, önüne sandık geldiği gün, milletten döner. Yürütme yanlış yaptığında yine yargıdan döner. Olmadı, günü geldiğinde bizzat milletin kendisinden döner. Peki yargı erki yanlış yaptığında nereden döner? Bu soruların kamuoyunda tartışıldığını görüyoruz. Bu durumun baş müsebbibi de bana göre CHP'dir, CHP'nin muhalefet zihniyetidir. Kimsenin, ama hiç kimsenin, yargı kurumunu böyle bir tartışmanın tarafı ve muhatabı haline getirmeye hakkı yoktur. CHP'nin, yasama ile yargı erkleri arasında inatla, ısrarla yetki çatışması çıkarma gayretleri, bizi bu noktaya getirmiştir. Sadece yasama ve yürütmenin yanlış yapabileceği düşünülen, sadece yasama ve yürütmenin eleştirilebildiği bir sisteme demokrasi demek mümkün müdür? Bunu soruyoruz. Demokratik sistemlerde denetim dışı bir güç olmaz. Elbette yasama faaliyeti de, yürütmenin karar ve işlemleri de denetime tabi olacaktır. Biz bunun aksini savunmuyoruz. Zira demokratik rejimler, hesap verebilirlik, şeffaflık, açıklık rejimleridir. Esasen demokrasinin, insanlığın ulaştığı en ideal yönetim biçimi olarak kabul edilmesinin sebebi de budur.'' -KUVVETLER AYRILIĞI- Erdoğan, Türkiye'deki gibi parlamenter demokrasilerde kuvvetler ayrılığının esas olduğunu ifade ederek, bütün erklerin yetki ve sorumluluklarının açıkça Anayasada belirtildiğini söyledi. Hiçbir kurumun kendisini Anayasanın üzerinde göremeyeceğini, hiçbir kurumun kendisine diğer kuvvetlerin üzerinde bir güç vehmedemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Demokratik hukuk sistemimizde, kaynağını Anayasadan ya da yasalardan almayan hiçbir yetki millet adına kullanılamaz. Kuvvetler ayrılığı prensibine dayanan parlamenter demokrasimizin sağlıklı çalışması, erklerin uyum ve ahenk içinde, Anayasada belirlenen görev ve yetki sınırlarına riayet etmesiyle mümkündür. Erkler arasında 'yetki aşımı' sözkonusu olmamalıdır. Hukuk sistemimiz, göz göre göre, anayasamızda sınırları açıkça çizildiği halde erkler arasında bir 'yetki karmaşası'na sürüklenirse, bundan Türkiye zararlı çıkar, herkes zararlı çıkar. Hukukun üstünlüğünü, anayasanın mutlak bağlayıcılığını, anayasal kurumlarımızı tartışmaya açacak işlerden herkes kaçınmalıdır. Kimse bundan fayda ummasın. Türkiye'yi derhal, hep birlikte sürüklenmek istendiğimiz böyle bir 'yetki çatışması' ortamından çıkarmak zorundayız. Anayasa Mahkemesi de bir an önce 10 ve 42. maddelerle ilgili kararı noktasında, şimdi ben bunu da Anayasa diliyle ifade ediyorum ki bana göre değil. Bütün bilgilerine, ilmine inandığım kişilerle de yaptığım müzakerelerde şunu gördüm; bu da büyük bir talihsizlik. Anayasa Mahkemesi adına talihsizlik. Anayasanın ve bunun bilimsel olarak izahını bize yapmak zorundadırlar. Türkiye, teamüllerle idare edilemez hakkında hüküm oldukça... Nedir bu? Anayasanın 153. maddesinde belirtildiği gibi, aslında iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Bunu, Tayyip Erdoğan söylemiyor, Anayasa söylüyor. Şimdi bu da tartışılıyor, tartışılmak durumunda.'' -''VATANDAŞ BANA SORUYOR''- ''Peki niçin gerekçeler ortaya konmadan bir iptal kararı açıklanır?'' diye soran Erdoğan, ''Şimdi bunu bana vatandaş soruyor. Neden acaba, bunun altında ne var, ne bekleniyor? Çünkü, bu ülke zaman kaybediyor. Gerekçesini görmek istiyor'' dedi. Yüksek Mahkemenin kararının hangi anayasal gerekçelere dayandırıldığı konusunda kamuoyunun mutlaka aydınlatılmaya, ikna ve tatmin edilmeye ihtiyacı olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: ''O zaman neydi acelemiz? Gerekçeleri de hazırlansaydı onunla birlikte açıklansaydı. Anayasa bunu düşünerek bu kararı buraya koymuş. Onun için Anayasa bunu hükme bağlamış. Anayasanın 148. maddesinde açıkça yapılamayacağı yazılı olduğu halde, hangi gerekçeyle bir anayasa değişikliğinin esastan görüşülerek karara bağlandığı hususu mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu yüce Meclisin çatısı altında bulunan bütün siyasi partiler de sağduyu ve sorumluluk bilinciyle gereken değerlendirmeleri yapmak durumundadır. Yazılı veya görsel medyanın fiskos gazetelerinden veyahutta kulisten duyduğu şeylerle bu ülkeyi yönetebilir miyiz? Soruyorum, Allah aşkına... Onun bilmem nerede medya mensubu varmış, onun bilmem nerede ne bağlantısı varmış, onun bilmem nerede ne görüntüleri varmış, o, onunla görüşüyormuş, bu, bununla görüşüyormuş, içeriden aldıkları bilmem ne haberle... Beyler, ülke yönetiyoruz ülke, millet yönetiyoruz millet. Oyuncak değil. Bu, ne iktidar ne de muhalefet meselesidir. Bu, tek başına ne şu, ne de bu siyasi partinin meselesidir. Bu mesele, Anayasamızda sadece TBMM'ye verilen yasama yetkisi tekelinin korunması, Anayasanın bağlayıcılığına ve hukukun üstünlüğüne sadık kalınması meselesidir. Bizim derdimiz bu. Bu, sadece yasama organının da meselesi değildir. Bizzat yasama faaliyetlerinin Anayasaya uygunluğunu denetlemekle görevli Anayasa Mahkemesinin de meselesidir.''&lt;br /&gt;Erdoğan, gündemdeki konulara değindi. Demokrasilerin, açıklık rejimleri olduğunu belirten Erdoğan, kamusal yetkiyi kullanan her kişi ve kurumun eleştiriye de denetime de açık olduğunu, açık olmak durumunda olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;Erdoğan, ''Yasama organı, denetime tabidir. Yürütme, denetime tabidir. Hem milletin denetimine tabidirler, hem de yargısal denetime tabidirler. Doğrudan milletten aldıkları temsil yetkisiyle görev yapan yasama ve yürütme organları, kamuoyunda en ağır eleştirilere tabi tutulurken, yargı organlarının kararlarından dolayı eleştiri dışı tutulması beklenemez. Bu da Anayasada hükme bağlanmıştır'' diye konuştu.&lt;br /&gt;Her kurumun, karar ve işlemlerinin sonuçlarından mesul olduğunu, bu sorumluluğu taşımak durumunda olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;''Bunun aksi, ancak kamu yetkisi kullananların layüsel olduğu, başına buyruk, keyfi davrandığı kapalı dikta rejimlerinde söz konusu olabilir. Hukuk devletlerinde Anayasa, herkesi bağlar. En evvel de bana göre, yargı kurumlarını bağlar. Bütün kişi ve kurumlar, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı olmak durumundadır. Mesele, Anayasa hepimiz için bağlayıcı mıdır, değil midir meselesidir. Hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalmak, bu ilkeler çerçevesinde yaşatmak ve korumak, herkesten önce yargı mensuplarının görevidir. Hukuk, hepimizin güvencesi olmak durumundadır. Unutmayalım ki hukuka güveni korumak, hukukun üstünlüğünü korumak demektir. Bunun için herkes, ama öncelikle de yargı organları gereken dikkat ve özeni göstermelidir.''&lt;br /&gt;-''HER TÜRLÜ KEYFİLİĞE KAPALI...''-&lt;br /&gt;Anayasal düzeni ve kuralları başta siyasi partiler olmak üzere tüm kişi ve kurumların gözetmesi gereğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;''Biliyoruz ki hukuk devletinin temeli her türlü keyfiliğe kapalı olmasıdır. Demokratik hukuk sisteminin işleyişini ciddi şekilde zedeleyecek olan her türlü girişim, milletimizin yüreğinde telafisi zor yaralar açacaktır. Milletimizin vicdanında, gönlünde, aklında karşılık bulmayan her işlem, toplumda tartışmalı bir konu olarak kalacaktır. Anayasa Mahkemesi gibi önemli bir kurumu yıpratmaktan, tartışmalı hale getirmekten, imajını zedelemekten özenle sakınmak durumundayız. Bu konuda özen göstermesi gerekenler sadece bizler değiliz. Her kişi ve kurum, işlem ve kararlarında Anayasaya sadık kalarak bu özeni göstermelidir. Kurumları yıpratmamak konusunda da kuralları esnetmemek konusunda da en yüksek duyarlılığı göstermek zorundayız. Aksi halde bundan Cumhuriyetimiz zarar görür, demokrasimiz zarar görür ve tüm Türkiye zarar görür. Milli egemenliği de kuvvetler ayrımını da Anayasaya ve temel hukuk devleti normlarına uygunluğu da demokrasi ve laikliği de aynı önemde görerek korumak durumundayız.''&lt;br /&gt;Cumhuriyetin hiçbir niteliğinin, Anayasanın hiçbir maddesinin diğerinden daha önemsiz olmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Eğer Cumhuriyetimizin nitelikleri arasında ayrım yaparsak, Anayasanın maddelerinden bazılarını gözardı edersek, kurum ve kuralları aynı hassasiyetle koruyamazsak, en büyük kötülüğü ülkemize, milletimize yapmış oluruz. Bu yüzden sorumlu davranmak, sağduyulu olmak, sistemimizi sağlıklı şekilde işletmek durumundayız. Unutmayalım ki yasama da yargı da bu millet için var. Ne yasamanın ne de yargının yıpranmasına, yıpratılmasına razı oluruz. Her ikisini de güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur'' dedi.&lt;br /&gt;-''5.5 YIL ÖNCE NASIL BİR TÜRKİYE...''-&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan, her zaman milletin refahını, ülkenin itibarını artırmayı amaçladıklarını belirterek, çalışanların emeklerinin karşılığını alması, esnafın, çiftçinin alın terinin, göz nurunun karşılığını almasını hedeflediklerini söyledi.&lt;br /&gt;Gayelerinin Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üstene çıkarmak için gece gündüz demeden çalışmak olduğunu anlatan Erdoğan, ''Bütün parametreler açık, net ortada. İşte, 5.5 yıl önce nasıl bir Türkiye, 5.5 yıl sonra nasıl bir Türkiye...Bütün bunlarla birlikte istikrarlı bir ekonomi, güven ortamında kararlılıkla ilerleyen, büyüyen bir ekonomi oldu'' diye konuştu.&lt;br /&gt;Mayıs ayında ihracatın, aylık bazda 12,3 milyar dolar olarak gerçekleştiğine dikkati çeken Erdoğan, bu rakamın, Cumhuriyet tarihi boyunca bugüne kadar aylık bazda ulaşılan en yüksek rakam olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, şu anda geriye dönük 12 aylık ihracatın 120,6 milyar dolar seviyesine yükselmiş durumda olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;-''YAPTIKLARIMIZI KABUL EDEMEYENLERE 'BİZ' DİYEMEM Kİ...''-&lt;br /&gt;Göreve geldikleri 2002 yılında, Türkiye'nin yıllık toplam ihracatının, 79 yılda 36 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu, bugün gelinen noktanın 121 milyar dolar olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;''Bütün bunlar, 79 senede 36 milyar dolar iken, 5 yılda bunun üzerine 85 milyar dolar ilave eden bir iktidar işbaşında. Bu iktidarın bütün bu gayretine rağmen, bunları hayal bile edemeyenler, lütfen bu gerçeklerle oturup kalksınlar. Bu seviyeleri ulaşılamaz görenler vardı, bir zamanlar. 2002 yılında biz 100 milyar dolar ihracat dediğimizde, buna hayal diyenler oldu. Türkiye bugün, onların hayallerinin bile ulaşamadığı seviyelere ulaştı. Bu rakamların bazıları için hiçbir anlam ifade etmediğini biliyoruz. Türkiye 121 milyar dolar ihracat yapmış ya da hiç yapmamış bunlar umurunda değil. Türkiye, 26. büyük ekonomiyken 17. büyük ekonomi durumuna gelmiş, bunların umurunda değil. Bunların derdi başka...Şimdi sormaya başladılar; 'Niye Başbakan biz ve onlar diyor'  Ya, tanımlayacağım tabii...Evet, biz bunları bunları yaptık, ama bizim bu yaptıklarımızı kabul edemeyenlere ben, biz diyemem ki...'Onlar' diyeceğim tabii. Onlar. Çünkü bu çalışmayı, bu performansı yakalamak, onların karı olmadı. Onlar bu ülkede iktidar da oldular; tek başına iktidar da oldular, koalisyon ortakları olarak da oldular. Ama benim ülkemi nereye getirdikleri, bizim ülkemizi nereye getirdikleri çok açık, net ortada. Unutmayın o delikli paralara muhtaç olduğumuz zamanları.''&lt;br /&gt;-''İSTİKRARA ÇOMAK SOKMANIN PEŞİNDELER''-&lt;br /&gt;Erdoğan, Türkiye'nin ihracatı süratle yükselen bir ülke olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü.&lt;br /&gt;''Bunların, bütün gemilerini her hal ve şart altında yürüten tabii ki tuzu kurular için hiçbir mana taşımadığını da biliriz. Onun için sürekli engel çıkarmanın gayreti içerisinde olduklarını de biliyoruz. Onun için sürekli istikrara çomak sokmanın peşinde bunlar. Onun için ülkeyi karamsarlığa itmenin, moralleri bozmanın çabası içindeler. Onlara kalırsa Türkiye'nin etrafına duvar örecekler; hammadde girmesin, ürün çıkmasın, uluslararası yatırımcı gelmesin, bizim girişimcimiz hiçbir yere gitmesin. Onların mantığı bu...İşte, bizden önceki iktidarı da gördük. 'Yabancı, yabancı, yabancı' derken, IMF'den borç alanlar belliydi, dünyanın parasını borçlandılar IMF'ye....IMF'den biz devraldığımız zaman ne kadar borçla devraldığımız ortada, 23.5 milyar dolar borçla devraldık. Şimdi son geldiğimiz nokta, 6.9 milyar dolara kadar düştük. Son yapılan anlaşmayla artık işi bağlıyoruz ve 9 küsur milyar dolardayız. Buraya kadar iş düştü. Ancak bu rakamlar onlar için yine anlam taşımıyor. Merkez Bankamız; devraldığımızda 23.5 milyar dolardı döviz rezervi, şimdi 77 milyar doları aştı. Buraya geldik. Bunlar durup dururken olmadı ki... Güçlenen bir Türkiye var. Eğer bu durumumuz olmamış olsaydı dünyadaki bu gelişen krizler unutmayın bizi de ciddi manada vururdu.''&lt;br /&gt;İfade ettiği rakamların birileri için anlam taşımasa da yoksullar, ülkenin geleceği, genç nesiller, küresel ölçekte güçlü, ağırlığı ve itibarı olan bir Türkiye için anlam taşıdığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Bunu dert edinen bizler için, AK Parti için anlam taşır. Bu rakamlar istikrar, güven, refah, kalkınma için anlam taşıyor. Hiç kimsenin, ama hiç kimsenin bu rakamlara, bu sevindirici göstergelere kastetmeye hakkı olamaz. Hiç kimsenin Türkiye'nin kalkınmasına, Türkiye'nin büyümesine kastetme hakkı yoktur'' dedi.&lt;br /&gt;-''VEBALİNİ KİMSE TAŞIYAMAZ''-&lt;br /&gt;Dün petrol fiyatının yeni zirve yaptığını, varilinin yaklaşık 139 dolara kadar yükseldiğini, kendileri göreve geldiğinde 22 dolar olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;''Bakınız şu rakam, nereden nereye geldi? Yaklaşık bire altı bir katlama var. İki de bir önümüze çıkıp, 'Cari açık' diyorlar. Gel, sadece şu petrolün fiyatlarındaki artışı bir masaya yatır. İnsan sahibi olarak bu hesabı yap. Biz bu ihtiyacımızı petrol kuyularımız var da oradan temin etmiyoruz ki bunların hepsini biz dışarıdan ithal ediyoruz. Yoksa ithal etmeyip zatıallerinin Enerji Bakanlığında olduğu gibi bu ülkede petrol kuyrukları mı yapalım? Yani karanlık bir Türkiye mi ülkede yine tesis edelim? Bu ülke artık karanlık olmayacak, aydınlık bir Türkiye'yi kuruyoruz. Şartlarımızı sonuna kadar zorluyoruz. Milletçe bu aradaki farkı birlikte paylaşıyoruz. 5 yıl elektriğe zam yapmayan bir iktidar, ama bu kadar artış karşısında elektriğe şu son yılda yaptığımız zamanlar sebebiyle, -ki bunu artık tamamen otomatiğe bağlıyoruz- Bu otomatikle dünyada ne kadar etkilenirse o kadar buraya yansıyacak. Bu şekilde bunu sürdürüyoruz.&lt;br /&gt;Örneğin benzin fiyatlarının hükümetle yakından uzaktan alakası yok, bunu tamamen kendi borsası belirliyor. Kendi borsası belirlediği halde ne yazık ki muhalefet burada da dürüst davranmıyor. Çıkıyor, 'Hükümet benzine zam yaptı' diyor. Bu firmaların sahibi artık Hükümet değil. Bunlar tamamıyla kendi borsasında fiyatını belirler hala geldi. Devamlı bunları devlet sübvanse etsin, bu mantıkla yürüdüler. Bu mantıkla bu ülkede milletimize dünyanın paralarını ödettiler. Şimdi böyle bir konjonktürde Türkiye'nin önüne yeni sorunlar çıkarmanın vebalini hiç kimse taşıyamaz. Artan faizlerin hesabını kimse veremez. Artan faiz yoluyla Türkiye'ye bedel ödetmeye hiç ama hiç kimsenin hakkı olamaz. Bu bedel çiftçinin, esnafın, çalışanların, işçinin, memurun cebinden ödeniyor. Milletim bunu görsün, milletim bunu çok iyi değerlendirsin. AK Parti hükümeti olarak sorumlu davranmaya, sağduyuyla hareket etmeye, yalnızca ve yalnızca milletimizin çıkarlarını korumaya devam edeceğiz. Demokrasiden, hukuktan, adaletten ayrılmadan millete hizmet yolunda kararlı adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz.''&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan'ın konuşması, milletvekilleri ve dinleyiciler tarafından sık sık ayağa kalkılarak alkışlandı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-2478785352906981084?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/2478785352906981084/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=2478785352906981084' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/2478785352906981084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/2478785352906981084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/06/ite-erdoann-o-aklamas.html' title='İşte Erdoğan&apos;ın o açıklaması'/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-9143782239486266248</id><published>2008-05-12T02:08:00.000-07:00</published><updated>2008-05-12T02:10:05.941-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://www.galatasaray.org/index.php"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199415895434167138" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SCgJNY7fg2I/AAAAAAAAAGk/eg4orrgapYk/s400/gs2008sampiyonu01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.galatasaray.org/index.php"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-9143782239486266248?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/9143782239486266248/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=9143782239486266248' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/9143782239486266248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/9143782239486266248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/blog-post.html' title=''/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SCgJNY7fg2I/AAAAAAAAAGk/eg4orrgapYk/s72-c/gs2008sampiyonu01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-4037918267109068308</id><published>2008-05-07T00:35:00.000-07:00</published><updated>2008-05-07T00:39:19.493-07:00</updated><title type='text'>Namaz kılan subayı gammazlayan vekili, Atatürk trenden indirmiş</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Namaz kılan subayı gammazlayan vekili, Atatürk trenden indirmiş&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SCFcJc_z8sI/AAAAAAAAAGY/sFyLylPFoKg/s1600-h/ataturk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5197536762434679490" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SCFcJc_z8sI/AAAAAAAAAGY/sFyLylPFoKg/s320/ataturk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Atatürk'ün, namaz kılan yüksek rütbeli bir subayı ihbar eden milletvekilinin trenden indirilmesini istediği ortaya çıktı. &lt;div&gt;Atatürk, aynı milletvekilinin tekrar seçilmesini de engellemiş. Bu olayı aktaran Dumlupınar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, Atatürk'ün, gammazcı vekil hakkında, "Bu adam namaz kılmayı kendi aklınca suç görüyor." dediğini söylüyor.&lt;br /&gt;Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı aylık Diyanet dergisinin nisan sayısında 'Atatürk, Din ve Din Adamları' konusu işlendi. Atatürk'ün din konusundaki düşünceleri ve uygulamaları, resmî dairelerde namaz kılanları ve bu kurumlarda mescit bulunduğunu gammazlayanlara en güzel cevabı veriyor. Dosyayı hazırlayan Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, Atatürk'ün din ve lâiklik hakkındaki görüşlerinin 'en az bilinen ve en çok istismar edilen' yönü olduğunu söylüyor. Sarıkoyuncu, "Özellikle 'lâiklik' konusunda pek çok çalışma vardır. Fakat bunların çoğu incelendiğinde görülecektir ki, ya Atatürk'ün din ile ilgili sözlerini aktarmakla yetinilmiş ya da onun lâiklik anlayışında din ve din adamlarına yer verilmemiştir." değerlendirmesini yapıyor.&lt;br /&gt;Atatürk'ün dini tomlumsal hayattan çıkarmak ya da dinin özüne dokunmak gibi bir amacının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, Mustafa Kemal'in hurafelere ve din istismarına karşı olduğunu şu sözlerle anlatıyor: "Bu da din düşmanlığı değildir; gerçek dindarlıktır. Bu sebeple lâiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, Atatürk de dinsiz değildir."&lt;br /&gt;Yazıda Atatürk'ün din adamlarına ve dinî vecibelerini yerine getirenlere karşı son derece saygılı olduğu yaşanmış bir örnekle anlatılıyor. Prof. Dr. Sarıkoyuncu'nun anlattığına göre olay şöyle gerçekleşiyor: Atatürk, 1930 yılında Fevzi Çakmak'la birlikte trenle yurt gezisine çıkar. Kompartımanında ülke sorunlarını konuşurlarken bir milletvekili içeri girip, Atatürk'ün kulağına bir şeyler söyler. Atatürk'ün kaşları çatılır, Fevzi Paşa'ya dönerek, "Paşam, lütfen beni takip ediniz, arkadaşlar bir haber getirdi, inceleyelim." der. Hep birlikte diğer vagona geçtiklerinde yüksek rütbeli bir subayın kanepe üzerinde namaz kıldığını görürler. Atatürk, mareşale dönerek şöyle der: "Paşam, bu adamın (gammazcıyı işaret ediyor) biraz evvel kulağıma gizli bir şeyler söylediğini gördünüz. Bu adam muhafız kıtasına mensup yüksek rütbeli bir subayın namaz kıldığını gammazladı. Bu adam namaz kılmayı kendi aklınca suç görüyor. Durumu size göstermek için buraya kadar zahmet ettim." Atatürk ilk istasyonda milletvekilini trenden indirir ve gelecek dönem milletvekili seçilmesini de engeller. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-4037918267109068308?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/4037918267109068308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=4037918267109068308' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/4037918267109068308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/4037918267109068308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/namaz-klan-subay-gammazlayan-vekili.html' title='Namaz kılan subayı gammazlayan vekili, Atatürk trenden indirmiş'/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SCFcJc_z8sI/AAAAAAAAAGY/sFyLylPFoKg/s72-c/ataturk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-2216303558252683955</id><published>2008-05-06T00:30:00.000-07:00</published><updated>2008-05-06T00:35:25.446-07:00</updated><title type='text'>TV kanallarını PC'den izleyin</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=317404"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#ff6600;"&gt; TV kanallarını PC'den izleyin&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yüzlerce kaliteli dijital uydu kanalı ve radyosunu dizüstü veya masaüstü bilgisayarınıza taşıyan bu cihazı kullanmak için USB üzerinden takmanız yeterli. İşte detaylar.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SCAJhs_z8rI/AAAAAAAAAGQ/bMGFJSajcFY/s1600-h/wintv-nova-usb2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5197164444604691122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SCAJhs_z8rI/AAAAAAAAAGQ/bMGFJSajcFY/s320/wintv-nova-usb2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Her yeni TV kartı aldığınızda bilgisayarın içinde ona yer aramaktan bıktınız mı? Hauppauge tarafından ülkemizde de satışa sunulan WinTV-NOVA-S-USB2 ile USB 2.0'ın rahatlığını yaşayın. Yeni WinTV v6 uygulaması ile masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar üzerinden dijital uydu televizyon kanallarını görüntüleme, durdurma ve orijinal kalitesinde kaydetme imkanı sunan WinTV-NOVA-S-USB2, kayıtları zamanlayıp teletekst bilgilerine erişim olanağını da kullanıcılara sunuyor.&lt;br /&gt;USB 2.0 yuvasına takıldıktan sonra harici güç kaynağı bağlanarak çanak anten bağlantısı yapılan ürün, kolay ayarları ile dijital uydu keyfini bilgisayarınıza taşıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-2216303558252683955?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/2216303558252683955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=2216303558252683955' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/2216303558252683955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/2216303558252683955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/tv-kanallarn-pcden-izleyin.html' title='TV kanallarını PC&apos;den izleyin'/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SCAJhs_z8rI/AAAAAAAAAGQ/bMGFJSajcFY/s72-c/wintv-nova-usb2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-3425224973026417269</id><published>2008-05-05T00:46:00.000-07:00</published><updated>2008-05-05T00:59:24.078-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB6-P8_z8oI/AAAAAAAAAFk/blJ7rNud-cw/s1600-h/Resim3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196800201313219202" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB6-P8_z8oI/AAAAAAAAAFk/blJ7rNud-cw/s320/Resim3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;a href="http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=317205"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#ff6600;"&gt;İşte 'Erdoğan yasaklı olursa' planı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Erdoğan'ın, "yasaklı" konuma düşmesi durumunda 'Siirt modeli' tekrar devreye sokulacak. Peki bu nasıl olacak? İşte AK Parti'nin Erdoğan'a yasak halindeki planı: &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yapılacak seçimle Erdoğan, bağımsız milletvekili olacak.AK Parti, kapatma davası hakkında en kötü olasılığa karşı yol haritasını belirledi. Buna göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'yasaklı' konuma düşmesi durumunda 'Siirt modeli' devreye sokulacak. Planın işlemesi için sadece AK Partili milletvekilleriyle TBMM'de temsil edilen Bayburt (2), Gümüşhane (2), Kilis (2), Karabük (3), Nevşehir (3), Bolu (3), Bingöl (3) veya Düzce (3) gibi bir ildeki milletvekillerinin tümünün istifa etmesi gerekiyor. TBMM Genel Kurulu'nda çoğunluk oylarıyla kabul edilmesin ardından istifa dilekçeleri, AK Parti veya o zaman AK Parti yerine kurulacak partinin vekillerinin çoğunluk oylarıyla kabul edilecek. Böylece bir ilin TBMM'de temsilcisi kalmayacak. 90 GÜNDE SEÇİM Böylece,o il için Anayasa'nın 78. Maddesi'nin son fıkrası devreye girecek. O fıkra, "Bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk pazar günü ara seçim yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde Anayasa'nın 127. maddesinin 3. fıkrası hükmü uygulanmaz" hükmünü emrediyor. Yani, ara seçim beklenmeden, Türkiye 90 gün içinde Bayburt, Gümüşhane, Karabük, Bolu veya Düzce illerinden birisinde yapılacak 'ara seçimle' karşı karşıya kalacak. TEK BAŞINA KATILACAKYapılacak seçimde AK Parti veya yerine kurulacak parti aday çıkarmayacak. Böylece Erdoğan'ın, bağımsız milletvekili olarak Meclis’e taşınması 'garantiye' alınacak. Erdoğan'ın TBMM'ye girmesi ve yemin etmesinin ardından, hükümet istifa edecek. Cumhurbaşkanı Bağımsız Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan'a yeni hükümeti kurma görevi verecek. Böylece Erdoğan, en fazla 3 ay kabineden uzakta kalmış olacak. Bağımsız milletvekili olarak TBMM çatısı altında hükümet kuracak. KADERİN GARİP CİLVESİAnayasa'nın 78. Maddesi'nin son fıkrası ilk kez Siirt seçimlerinin yenilenmesi sırasında yine Erdoğan için uygulanmıştı. AK Parti ve CHP'lilerin oylarıyla 27 Aralık 2002 tarihinde 437 oyla kabul edilen değişiklikle, Anayasa'nın 78. maddesinin son fıkrasına, "Bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk pazar günü ara seçim yapılır" hükmü eklenmişti. Bu değişikliğin ardından, 3 Kasım seçimlerinde adaylığı kabul edilmeyen Erdoğan, yenilenen Siirt seçimleriyle milletvekili seçilmiş ve 58. Hükümet'in istifası üzerine 59. Hükümet'i kurarak Başbakan olmuştu. BAYKAL ŞAŞIRACAK!Erdoğan'a milletvekilliği kapısını açan anayasa değişikliğine o zaman TBMM'de 176 milletvekilliyle temsil edilen CHP de destek vermişti. O değişiklik belki de Erdoğan'ın siyasi hayatında ikinci kez önemli bir virajı dönmesine yardımcı olacak. Yani CHP lideri Baykal, istemeden de olsa ikinci kez Erdoğan'ın siyasi hayatını kurtarmış olacak.ORTALAMA TÜRK’ÜN PARTiSiYiZAmerikan haber dergisi Newsweek'e konuşan Başbakan Erdoğan, "dindar bir insanın laiklik fikrini" koruyabileceğini kanıtladığını belirterek, ''Dine dayalı bir parti değiliz. Biz ortalama Türk'ün partisiyiz. Ortalama insanların partisiyiz'' dedi. BARIŞA KATKI SAĞLIYORUZAK Parti'ye karşı açılan kapatma davası ile ilgili açıklama yapmaktan kaçınan Erdoğan, partisinin etnik ve bölgesel milliyetçilik ile dinci şovenizme karşı olduğunu söyledi. Kendilerine yapılan "İslami kökenli parti" yakıştırmalarına karşı çıkan Erdoğan, "Türkiye demokrasisiyle İslam dünyasına ilham kaynağıdır. İslam - demokrasi, modernite ve laiklik arasında denge sağlamıştır" dedi. Mülakatta İsrail - Suriye arasındaki görüşme çabalarında Türkiye'nin rolünü de anlatan Erdoğan, "40 yıldır ilişkimiz olmayan Suriye ile ilişkileri normalleştirdik. İki ülke ile iyi ilişkilerimiz sayesinde iletişimi kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Barışa katkımız olursa bunun tüm bölgeye olumlu etkisi olacaktır" diye konuştu. Newsweek haberinde Erdoğan'dan aldığı büyük seçim zaferine rağmen, siyasi kariyerini kurtarmaya çabalayan bir lider olarak söz etti.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-3425224973026417269?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/3425224973026417269/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=3425224973026417269' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/3425224973026417269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/3425224973026417269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/ite-erdoan-yasakl-olursa-plan-erdoann.html' title=''/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB6-P8_z8oI/AAAAAAAAAFk/blJ7rNud-cw/s72-c/Resim3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-6663144899553860575</id><published>2008-05-05T00:41:00.000-07:00</published><updated>2008-05-05T00:45:17.822-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB6648_z8nI/AAAAAAAAAFc/0v2DMkme3JI/s1600-h/116131.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196796507641344626" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB6648_z8nI/AAAAAAAAAFc/0v2DMkme3JI/s320/116131.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#ff6600;"&gt;&lt;a href="http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=317200"&gt;Kadınlar neden daha çok konuşur?&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İnsanın başına ne gelirse dilinden geliyor. Konuşma konusunda ise kadınlar erkekler fark atıyor.Kadınlar neden daha çok konuşuyor? Prof. Dr. Nevzat Tarhan yanıtlıyor: &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İnsan beynini en çok çalıştıran eylem kelime üretmek. Sözcüklerin linguistik özellikleri sol beyne, anlam bölümü sağ beyne, duygular ise beynin derinliklerine yazılı. Sözcük üretirken hepsi birden ortak çalışmalıdır. Kadınlarda ve dişi hayvanlarda bu özelliğin biyolojik eğilim olarak üstün olduğunu görüyoruz. KONUŞMANIN PSİKOLOJİK DİNAMİĞİ 1)Kadın üzüntülü olduğunda kendini iyi hissetmek için konuşma eğilimindedir. Erkek ise susmayı tercih eder. 2) Kadın yüksek sesle düşünür. Ne söylemek istediğini yüksek sesle araştırır. 3)İçtenlik ve paylaşımcılık hisleri kadını konuşmaya iter. Yakınlık ve yalnız olmama isteği konuşma ihtiyacını artırır. 4)Kadın bilgi paylaşımı için konuşur. Erkek için ise konuşmak sadece bilgi aktarma işidir. ERKEĞİ KONUŞTURMA YOLLARI NELERDİR? Erkeğin temel psikolojik ihtiyaçlarından bir tanesi bağımsızlık ve özerk olma ihtiyacıdır. Erkek bir kadına yakınlaştığında birden bağımsızlığının gittiğini düşünmeye başlar ve kendisini geri çeker. Bu geri çekilişte kadın onun üzerine giderse geri çekilme kovalamacaya döner. Erkekler konuşmak için konuşmazlar, konuşmak için bir nedenleri olmalıdır. Zamanlama ve yaklaşım biçimi uygun ise konuşmaya başlarlar. Konuşması için bir erkeğin ilgi alanını bulmak gerekir. Erkek konuştuğunda baskı altında olmadığını hissederse açılmaya ve iletişim kurmaya başlar. Erkeği olduğu gibi kabul eden ve bunu hissettiren kadın eşinde olumsuz duygular uyandırmadığı için aranan eş olur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-6663144899553860575?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/6663144899553860575/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=6663144899553860575' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/6663144899553860575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/6663144899553860575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/kadnlar-neden-daha-ok-konuur-insann.html' title=''/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB6648_z8nI/AAAAAAAAAFc/0v2DMkme3JI/s72-c/116131.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-7179045536878251966</id><published>2008-05-04T11:18:00.000-07:00</published><updated>2008-05-04T11:29:53.149-07:00</updated><title type='text'>GÜNÜN SKORLARI</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB3_CM_z8lI/AAAAAAAAAFM/e-BhCG28k70/s1600-h/ardagol.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196589958369112658" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="166" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB3_CM_z8lI/AAAAAAAAAFM/e-BhCG28k70/s320/ardagol.jpg" width="314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#ffff00;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;a href="http://www.naklenfutbol.com//haberler.asp?hid=3362"&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;SİVAS&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;- &lt;/a&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;a href="http://www.naklenfutbol.com//haberler.asp?hid=3362"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;GS&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ligde şampiyonluk yarışında yılın maçı olarak nitelendirilen maçı sarı-kırmızılı takım 5-3 kazandı. Maçta 3 gol atan Arda, sahanın yıldızı oldu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;F.Bahçe takipte kaldı!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe Gençlerbirliği karşısında üç puana ulaştı ama Sivas'tan beklediği haber gelmedi. FENERBAHÇE: 3 - GENÇLERBİRLİĞİ: 2&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB4Ae8_z8mI/AAAAAAAAAFU/vMkNSi89R_U/s1600-h/semihfbgencmanset.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196591551801979490" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB4Ae8_z8mI/AAAAAAAAAFU/vMkNSi89R_U/s320/semihfbgencmanset.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-7179045536878251966?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/7179045536878251966/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=7179045536878251966' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/7179045536878251966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/7179045536878251966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/gnn-skorlari.html' title='GÜNÜN SKORLARI'/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB3_CM_z8lI/AAAAAAAAAFM/e-BhCG28k70/s72-c/ardagol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-345866095687084318</id><published>2008-05-04T11:00:00.000-07:00</published><updated>2008-05-04T11:17:38.749-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB38Jc_z8eI/AAAAAAAAAEU/LG_1S2e1b1c/s1600-h/STAD.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196586784388280802" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB38Jc_z8eI/AAAAAAAAAEU/LG_1S2e1b1c/s320/STAD.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#ff6600;"&gt;Sivasspor-G.Saray&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;div&gt;&lt;strong&gt;Şampiyonluk düğümü Sivas 4 Eylül Stadı'nda çözülüyor.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Stat: 4 EylülHakemler: Halis Özkahya, Alper Ulusoy, Erdinç Sezertam, (4. Hakem) Yıldıray Arslan&lt;br /&gt;Sivasspor: Petkovic, Abdurrahman, Diallo, Saidi, Hayrettin, Musa, Sezer, Devran, Sylla, Mohamed Ali, Mehmet Yıldız&lt;br /&gt;Galatasaray: Aykut, Sabri, Song, Emre, Servet, Hakan Balta, Barış, Mehmet Topal, Ayhan, Arda, Nonda&lt;br /&gt;ANLIK CANLI-PUAN DURUMU1- Galatasaray 762- Fenerbahçe 733- Sivasspor 704- Beşiktaş 70&lt;br /&gt;CANLI ANLATIM&lt;br /&gt;İki takımda sahaya çıktı. 4 Eylül Stadı'nda büyük bir heyecan yaşanıyor. &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB38Tc_z8fI/AAAAAAAAAEc/dSxIrRUV0b4/s1600-h/6_k.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196586956186972658" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB38Tc_z8fI/AAAAAAAAAEc/dSxIrRUV0b4/s320/6_k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Dakika: İlk düdük çaldı ve maça G.Saray başlıyor. Galatasaray'da kaptanlık pazubandı Ayhan'ın kolunda.&lt;br /&gt;3. Dakika: Maç orta saha mücadelesi şeklinde başladı. 2 takımda çok top kaybı yapıyor.&lt;br /&gt;5. Dakika: Galatasaray tehlikeli geldi. Sabri'nin sağ kanattan yaptğı ortada, Nonda topa kafayla vurdu. Top farklı şekilde auta çıktı.&lt;br /&gt;8. Dakika: Sivasspor korner atışını Mohamed ile kullandı. Seken topta kaleci Aykut topa sahip oldu.&lt;br /&gt;10. Dakika: Bu dakikalarda G.Saray'ın baskısı var. Sarı kırmızılılar özellikle sağ kanadı kullanıyor.&lt;br /&gt;13. Dakika: Sivasspor sol kanattan etkili geldi. Hayrettin'in yaptğı ortayı Song kornere attı. Korneri Mohamed kullandı. Song'a çarpan top G.Saray'ın ağlarına gitti. 1-0&lt;br /&gt;17. Dakika: G.Saray Sabri'yle serbest vuruş kullandı. Top Sivaslı defans oyuncularına çarpıp dışarı çıktı.&lt;br /&gt;20. Dakika: Galatasaray sağ taraftan köşe vuruşu kullanıyor. Sabri'nin kullandığı kornerde top defanstan sekti. Barış dönen topa kötü vurdu. &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB38vc_z8hI/AAAAAAAAAEs/GnlFmPwPYPY/s1600-h/31_k.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196587437223309842" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB38vc_z8hI/AAAAAAAAAEs/GnlFmPwPYPY/s320/31_k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;22.Dakika: Barış'ın sol kanattan kullandığı köşe vuruşunda topu Sivaslı defans oyuncuları uzaklaştırdı.&lt;br /&gt;24. Dakika: G.Saray gole çok yaklaştı. Sabri,Arda'nın verdiği pasta sağ çaprazda topla buluştu. Sabri'nin sert şutunda top direkten döndü. Atağın devamında ceza sahası içinde topla buluşan Ayhan topu yandan dışarıya attı.&lt;br /&gt;30. Dakika: G.Saray bir kez daha etkili geldi. Sabri'nin sağ kanattan yaptığı ortada Nonda ceza sahası içinde topla buluşamadı.&lt;br /&gt;32. Dakika: Galatasaray'da Barış Sivasspor ceza sahası içinde yerde kaldı. Sarı kırmızılılar penaltı bekledi, hakem devam dedi.&lt;br /&gt;35. Dakika: Arda'nın pasında sağ köşede topla buluşan Song'un ortasında Sivas defansı topu kornere attı. Korneri Hakan Balta kullandı. Top sağ kanattan taca çıktı.&lt;br /&gt;38. Dakika: Sabri'nin sağ kanattan ortasında Song'un kafa vuruşu kaleci Petkovic'te kaldı.&lt;br /&gt;40. Dakika: Hakan Balta'nın pasıyla topla buluşan Barış topu ceza sahası içindeki Ayhan'a aktardı, Ayhan son çizgiye inip yaptığı ortada, Arda bomboş durumda topu ağlara yolladı. Galatasaray bu golle beraberliği yakaladı. 1-1&lt;br /&gt;42. Dakika: Sabri'nin sağ kanattan yaptığı ortada Servet topu penaltı noktasındaki Arda'nın önüne indirdi. Arda yine bomboş pozisyonda topu 2. kez &lt;a href="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB3888_z8iI/AAAAAAAAAE0/5PW8maUxu0w/s1600-h/28_k.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196587669151543842" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB3888_z8iI/AAAAAAAAAE0/5PW8maUxu0w/s320/28_k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sivas ağlarına yolladı! 1-2&lt;br /&gt;Sivas 4 Eylül Stadı'nda ilk yarı 1-2 G.Saray'ın üstünlüğüyle tamamlandı.&lt;br /&gt;Maçın ikinci yarısına Sivasspor başlıyor!&lt;br /&gt;46. Dakika: Maçın 2. yarısına Sivasspor etkili başladı. Hayrettin'in ceza sahası dışından vuruşunda top yandan dışarı çıktı.&lt;br /&gt;50. Dakika: Sivasspor golü buldu. Ceza sahası içine atılan pası Musa iyi takip etti. Hakan Balta ile Aykut arasında kalan topa dokunan Musa'dan seken top Mehmet Yıldız'ın önünde kaldı. Aykut topu çelmesine rağmen, çizgiyi geçen top gol olarak değer kazandı.&lt;br /&gt;52. Dakika: Ayhan ceza sahası dışında topla buluştu. Tecrübeli oyuncunun uzak mesafeden sert vuruşunda top ağlara gitti ve Galatasaray 3-2 öne geçti.&lt;br /&gt;56. Dakika: Sivasspor'da Devran sarı kart gördü.&lt;br /&gt;57. Dakika: Sabri'nin kullandığı serbest vuruşta, Nonda ceza sahası içinde topla buluştu. Golcü oyuncunun vuruşunda top kaleci Petkovic'te kaldı.&lt;br /&gt;58. Dakika: Sivasspor gole çok yaklaştı. Mohamed'in kullandığı serbst vuruşta top yan direğe çarpıp dışarı çıktı.&lt;br /&gt;64. Dakika: Galatasaray Arda'yla gole yaklaştı. Sabri'nin kullandığı serbest vuruşta topa buluşan Arda'nın şutunda top dışarı çıktı.&lt;br /&gt;65. Dakika: Mohamed'in kullandı serbest vuruşta top üstten dışarı çıktı.&lt;br /&gt;67. Dakika: Sivasspor beraberlik golünü buldu. Musa'nın bıraktığı topa ceza sahası dışında sert vuran Sezer durumu 3-3 yaptı.&lt;br /&gt;70. Dakika: G.Saray'da Hakan Balta sarı kart gördü.&lt;br /&gt;75. Dakika: Sivasspor Mehmet Yıldız'la gole yaklaştı. Golcü oyuncunun sert vuruşunda top az farkla auta çıktı.&lt;br /&gt;76. Dakika: Galatasaray'da ilk oyuncu değişikliğini yaptı. Nonda'nın yerine Hakan Şükür girdi.&lt;br /&gt;77. Dakika: Galatasaray bir kez daha öne geçti. Barış güzel hareketlerle rakiplerinden sıyrıldı. Ceza sahasındaki Arda'yı gördü. Arda kaleci Petkoviç'in yanından topu ağlara yolladı. Genç oyuncu böylece bu maçtaki 3. golünü atmış oldu.&lt;br /&gt;80. Dakika: G.Saray'da Song oyundan alınırken, Mehmet Güven oyuna girdi. Sivasspor'da ise Musa Aydın oyundan alınırken yerine Cvetkov girdi.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB39cs_z8jI/AAAAAAAAAE8/soq21jyTDr4/s1600-h/42_k.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196588214612390450" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB39cs_z8jI/AAAAAAAAAE8/soq21jyTDr4/s320/42_k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;84. Dakika: G.Saray'da Arda Turan oyundan çıktı yerine Volkan Yaman girdi.&lt;br /&gt;86. Dakika: G.Saray'da Mehmet Güven sarı kart gördü. Mohamed'in sağ kanattan kullandığı serbest burşta Aykut topu yumrukladı.&lt;br /&gt;89.Dakika: Galatasaray Hakan Şükür'le golü buldu. Ayhan'ın ara pasında topla buluşan Hakan Şükür topu bir kez daha Sivasspor ağlarına yolladı. 3-5&lt;br /&gt;Hakem son düdüğü çaldı ve Galatasaray maçtan 3 puanla ayrılıyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-345866095687084318?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/345866095687084318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=345866095687084318' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/345866095687084318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/345866095687084318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/sivasspor-g.html' title=''/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB38Jc_z8eI/AAAAAAAAAEU/LG_1S2e1b1c/s72-c/STAD.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-7028554969997367459</id><published>2008-05-04T10:48:00.000-07:00</published><updated>2008-05-04T10:58:05.588-07:00</updated><title type='text'>İstanbul'a 4 milyar dolarlık şehir kurulacak...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB35C8_z8dI/AAAAAAAAAEM/KMfw0yV1_Ok/s1600-h/byyy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196583374184247762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB35C8_z8dI/AAAAAAAAAEM/KMfw0yV1_Ok/s320/byyy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İstanbul'a 4 milyar dolarlık şehir kurulacak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet tarihinin en büyük konut projelerinden biri. Peki nereye kurulacak ve kimler yerleşecek ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Kayabaşı’nda 4 milyar dolarlık yeni şehir kurulacak TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul’daki Atatürk Olimpiyat Stadı yakınlarındaki Kayabaşı adlı bölgede 4 milyar dolara mal olacak, 60 bin konutluk yeni bir şehir kurulacağını açıkladı.&lt;br /&gt;Bayraktar, projenin 12 milyon metrekarelik alanın kendilerine ait 6.5 milyon metrekaresi üzerinde gerçekleştirileceğini söyledi.&lt;br /&gt;TOPLU Konut İdaresi (TOKİ), inşaat sektöründe, özellikle konutta yaşanan durgunluğa karşın, İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nın da bulunduğu Kayabaşı bölgesinde 60 bin konuta ulaşabilecek 4 milyar dolarlık yeni bir şehir kurmak üzere hazırlıklarda son aşamaya geldi. Proje 12 milyon metrekarelik alanın TOKİ’ye ait 6.5 milyon metrekarelik bölümünde devreye girecek. TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, üç ay sonra ihalelerine çıkılması öngörülen projenin öncelikle orta ve alt gelir grubuna yönelik olacağını, ancak içinde lüks konutların da yer alacağını söyledi.&lt;br /&gt;11 Taksim meydanı&lt;br /&gt;Erdoğan Bayraktar, Kayabaşı’nda 11 Taksim Meydanı ve Gezi Parkı büyüklüğünde meydan ile yeşil alana yer verileceğini belirterek, şunları söyledi: "Bu projede inşaat yoğunluğu mevcutlar kadar olmayacak. İnşaat yoğunluğu daha düşük tutulacak. Proje kapsamındaki kültür merkezi alanları 7 adet Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) toplamı kadar olacak. Toplam 2 bin 785 dersliğe ulaşacak ilköğretim okulları, 1287 dersliği bulacak orta öğretim okulları, 246 dersliğe ulaşacak meslek liseleri de proje kapsamında bulunacak. Toplamda 2 bin 324 yatak kapasitesini bulacak sağlık kompleksleri de burada yer alacak."&lt;br /&gt;100 bin nüfuslu 14 şehir&lt;br /&gt;81 il ve 420 ilçedeki 1011 şantiyede 310 bin 410 konuta ulaştıklarını bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi: "Bu rakam 100 bin nüfuslu 14 şehir oluşturulması anlamına gelir. Ürettiğimiz konutların 264 bin 437’si sosyal konut. 175 bin konut, sosyal donatıları ve çevre düzenlemeleri ile birlikte bitirilme aşamasında bulunuyor."&lt;br /&gt;Ayda 500 milyon YTL&lt;br /&gt;Bayraktar, konut sektöründe yaşanan durgunluktan TOKİ’nin de olumsuz etkilendiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Özellikle lüks konutların satışlarında sıkıntı var. Dar gelirli konutları daha iyi gidiyor. Ancak, bize kaynak yaratacak olan lüks konut satışı. Bu ortamda bile müteahhitlere ayda 500 milyon YTL’lik ödeme yapıyoruz. Piyasadaki durgunluktan dolayı kamu bankalarından kredi de kullanmaya başladık."&lt;br /&gt;10 milyar dolarımız var&lt;br /&gt;TOKİ’nin bugüne kadar sattığı konutlardan dolayı vatandaşlardan toplam 7 milyar YTL alacağı bulunduğuna dikkat çeken Bayraktar, şunları dile getirdi: "Bizden konut alan vatandaşlarımız ödemelerini düzenli yapıyor. Onun dışında elimizde 4.5-5 milyar YTL’lik satışa hazır konut stoku var. Yani, aslında TOKİ olarak elimize geçecek kaynağın büyüklüğü 10 milyar dolar dolayında bulunuyor."&lt;br /&gt;Kayabaşı’nda neler olacak&lt;br /&gt;TOKİ, İstanbul Kayabaşı’nda 40 bin konut yapacak.&lt;br /&gt;Rezidanslarla birlikte konut sayısı 60 bini bulacak.&lt;br /&gt;11 Taksim Meydanı büyüklüğünde meydanı olacak.&lt;br /&gt;Kültür merkezlerine ayrılan alan 7 Atatürk Kültür Merkezi’ne eşit olacak.&lt;br /&gt;Spor komplekslerinin toplamı 16 Ali Sami Yen Stadı kadar olacak.&lt;br /&gt;8 Ankara Adliyesi büyüklüğünde kamu hizmet binaları alanı yer alacak.&lt;br /&gt;Teknik altyapı hizmetleri için 12 İSKİ binası büyüklüğünde yer ayrılacak.&lt;br /&gt;TOKİ projelerine Osmanlı Selçuklu mimarisi geliyor&lt;br /&gt;TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, bugüne kadar gerçekleşen ve devam eden projelerde mimarı açıdan eleştiriler aldıklarını belirterek, "Bu eleştiriler doğrultusunda üniversitelerden destek aldık. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek projelerde Osmanlı, Selçuklu, yerel ve modern mimariye ağırlık verilecek. Özellikle yerel özelliği olan mimari dokunun yeniden ortaya çıkarılmasına çalışılacak" dedi.&lt;br /&gt;Halkalı çöplüğü yerine ’Sea World’ yapılacak&lt;br /&gt;ERDOĞAN Bayraktar, İstanbul Halkalı bölgesindeki konutlarda Atakent markasını oturtmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Önümüzdeki dönemde Halkalı’nın çehresi epey değişecek. Halkalı’da yeşil alan olarak öngörülen, bu yöndeki çalışmalar da sürdürülen eski çöplük alanında bir ’Sea World’ (Su Dünyası) oluşturmayı düşünüyoruz. Burası belki balina ve yunuslarla gösterilerin de yapılabileceği bir yer olacak" dedi.&lt;br /&gt;Halkalı’da TOKİ faizli kampanya başlıyor&lt;br /&gt;ERDOĞAN Bayraktar, İstanbul Halkalı’da bitmiş konutları pazarlamak üzere, "TOKİ faizli kredi"yle yeni bir satış kampanyası başlatacaklarını söyledi. Bayraktar, faiz düzeyinin bankalara göre daha avantajlı olacağını belirterek, "Enflasyon düzeyinde bir faiz olacak" diye konuştu.&lt;br /&gt;Batı Ataşehir’e 338 milyon YTL iyi&lt;br /&gt;ERDOĞAN Bayraktar, ihalesine 9 taliplinin girdiği, Varyap Varlıbaşlar Yapı Sanayi ve turizm Yatırımları A.Ş.’nin 338 milyon YTL’yle kazandığı İstanbul Batı Ataşehir arazisindeki fiyatı "çok iyi" olarak niteledi. Bayraktar, ihale komisyonu ve yönetim kurulunun görüşmesinden sonra 338 milyon YTL’lik satışa imza koyacağını bildirdi.&lt;br /&gt;Artık yabancı isim kullanılmayacak&lt;br /&gt;ERDOĞAN Bayraktar, projeleri yürüten müteahhitlerin pazarlama taktiğiyle yabancı isim kullanma uygulamasına son verileceğini kaydederek, "Artık müteahhitlerimizin TOKİ projelerinde yabancı isim kullanmasını istemiyoruz. Bundan sonraki projelerde isimleri Türkçe belirlemeleri konusunda kural koyacağız" diye konuştu.&lt;br /&gt;382 okul, 244 cami yaptı&lt;br /&gt;TOKİ, 1 Ocak 2003-30 Nisan 2008 döneminde 310 bin 410 konuta ulaştı.&lt;br /&gt;Bu kapsamda toplam 10 bin 953 derslikli 382 okul projesi devreye girdi.&lt;br /&gt;Aynı konutlar kapsamında cami sayısı 244’e ulaştı.&lt;br /&gt;21 hastane, 71 sağlık ocağı yapıldı.&lt;br /&gt;Yine bu çerçevede 10 yurt ve pansiyon yapıldı &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-7028554969997367459?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/7028554969997367459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=7028554969997367459' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/7028554969997367459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/7028554969997367459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/istanbula-4-milyar-dolarlk-ehir.html' title='İstanbul&apos;a 4 milyar dolarlık şehir kurulacak...'/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB35C8_z8dI/AAAAAAAAAEM/KMfw0yV1_Ok/s72-c/byyy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-5264643913901575265</id><published>2008-05-04T10:38:00.000-07:00</published><updated>2008-05-04T10:48:01.125-07:00</updated><title type='text'>SİVAS MI? GALATASARAY MI?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB32ws_z8cI/AAAAAAAAAEE/SJ1WS7I-Jd4/s1600-h/5483158.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196580861628379586" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB32ws_z8cI/AAAAAAAAAEE/SJ1WS7I-Jd4/s320/5483158.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;İki yiğit çıktı meydana&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;'&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Gönüllerin&lt;/span&gt; şampiyonu' Sivas, lider G.Saray'ı ağırlıyor. Aslan kazanırsa belki de tur atacak, Yiğido gülerse zirve karışacak. Üç yıl önce Süper Lig'e yükselen Sivasspor, bu sezon gösterdiği performansla tarihinin en büyük başarısına imza attı. Son iki haftaya şampiyonluk potasında giren Yiğidolar, tüm Türkiye tarafından 'gönüllerin şampiyonu' ilan edildi. Ancak Bülent Uygun ve talebeleri, G.Saray'ı yenip gerçek şampiyon olmanın peşinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçı bekleyen Sivas'ta sakat olan Balili, Sedat ve Yasir dışında eksik yok. LİDERLİK BİRAZ ZOR! Sivas'ın lider olması için G.Saray'ı üç farklı yenip, F.Bahçe'nin de puan kaybı gerekiyor. Bir de ilginç not: Fikstürde F.Bahçe'yi takip eden Sivas, sarı-lacivertli ekipten puan alan tüm takımları yenmeyi başardı. Kanarya'yı mağlup eden Belediye, Bursa ve Kayseri'yi yenen Yiğidolar, aynı akibeti Cimbom'a da yaşatmak istiyor. Sivas, geçen sezon da G.Saray ile 1-1 kalıp, F.Bahçe'yi şampiyon yapmıştı. G.SARAY CEPHESİF.BAHÇE galibiyetiyle bitime iki hafta kala zirvede 3 puan öne fırlayıp büyük avantaj yakalayan Cimbom, hazırlıklarını dün sabah yaptığı idmanla tamamladı. Şampiyonluk için 4 puan yeten sarı-kırmızılılar, Sivas'la berabere kalsa dahi haftaya OFTAŞ'ı yenerse mutlu sona ulaşacak. Ancak G.Saray'ın hedefi Yiğidolar'ı yenerek işi son haftaya bırakmamak. Bugünkü sonuçlara göre Aslan tur atabilir. KULAKLAR KADIKÖY'DE G.Saray'ın Sivas'ı yenmesi halinde F.Bahçe'nin her türlü puan kaybı Cimbom'u şampiyon yapacak. G.Saray'la Sivas'ın berabere kalması ve F.Bahçe'nin G.Birliği'ne kaybetmesi durumunda da sarı-kırmızılı takım mutlu sona ulaşacak. Aslan'da Ümit sarı kart cezalısı. Hasan Şaş, Uğur, Linderoth ve Serkan sakat. Bu arada THY, yoğun talep üzerine bugün Sivas'a 5 ek sefer düzenliyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-5264643913901575265?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/5264643913901575265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=5264643913901575265' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/5264643913901575265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/5264643913901575265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/sivas-mi-galatasaray-mi.html' title='SİVAS MI? GALATASARAY MI?'/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SB32ws_z8cI/AAAAAAAAAEE/SJ1WS7I-Jd4/s72-c/5483158.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-3029444831059378873</id><published>2008-05-03T02:37:00.000-07:00</published><updated>2008-05-03T02:42:44.931-07:00</updated><title type='text'>1 MAYIS</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwzZM_z8bI/AAAAAAAAAD0/cc4sAIjiHIE/s1600-h/284777.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196084578157326770" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwzZM_z8bI/AAAAAAAAAD0/cc4sAIjiHIE/s320/284777.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sendikaların Taksim’e çıkmaktan vazgeçtiklerini açıklamalarına rağmen, bazı gruplar Taksim’e ulaşmaya çalıştı. Polis, bu gruplara biber gazı ve basınçlı su sıkarak müdahalede bulundu. İstanbul polisinin yanı sıra bir çok ilden polis ve çevik kuvvet ekipleri takviye amacıyla Taksim Meydanı’nda geldi. Polisin yanı sıra askeri birlikler de Taksim’e yerleştirildi. 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamaya kararlı işçiler ise Şişli’deki DİSK Genel Merkezi’nde gece saatlerinden itibaren toplanmaya başladı. Farklı şehirlerden İstanbul’a 1 Mayıs kutlamaları için gelen işçilere DİSK önünde sabah saatlerinde polis biber gazı ve basınçlı suyla müdahale etti. Müdahale sırasında biber gazından etkilenerek fenalaşan 2 kişi ambulansla, bazı kişiler de arkadaşlarınca hastanelere götürüldü.laylarda 530 kişi gözaltına alındı, 38 kişi de yaralandı.&lt;a href="http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/detay.aspx?categoryID=9&amp;amp;galleryID=1278&amp;amp;picID=0&amp;amp;dp=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-3029444831059378873?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/3029444831059378873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=3029444831059378873' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/3029444831059378873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/3029444831059378873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2008/05/1-mayis.html' title='1 MAYIS'/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwzZM_z8bI/AAAAAAAAAD0/cc4sAIjiHIE/s72-c/284777.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-860521888481808670.post-3635745964643626175</id><published>2007-04-18T00:34:00.000-07:00</published><updated>2007-04-18T01:07:44.584-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cumhurbaşkanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cemil çiçek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hilmi özkök'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='recep tayyip erdoğan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meclis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bülent arınç'/><title type='text'>cumhurbaşkanı kim olucak?</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;CUMHURBAŞKANIMIZ KİM OLUCAK?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Cumhurbaskanın nasıl bir kişiliğe ve nasıl bir özelliği sahip olmalı diye düsünürsek fikriniz ne olurdu? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXNu5IRJ5I/AAAAAAAAACs/RfXEamvPL-I/s1600-h/recep+tayyip.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054672362286426002" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXNu5IRJ5I/AAAAAAAAACs/RfXEamvPL-I/s320/recep+tayyip.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954 yılında İstanbul’un Kasımpaşa semtinde doğdu. Erdoğan, ilkokulu Piyale Paşa İlkokulu’nda okudu. 1965 yılında ilokulu bitirip İmam Hatip Lisesi’ne kayıt oldu ve 1973 yılında buradan mezun oldu. Daha sonra yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi’nde yaptı. Camialtı, İETT ve Erokspor’da 16 yıl futbol oynadı ve 12 Eylül 1980 sonrasında futbolu bıraktı. Milli Türk Talebe Birliğindeki görev yıllarından sonra, 1976 yılında Millî Selâmet Partisi Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığına ve aynı yıl MSP İstanbul İl Başkanlığına seçildi. 1977 yılında bir konferans münasebetiyle tanıştığı Emine Hanım’la 4 Temmuz 1978’de evlendi. Evliliklerinden Ahmet Burak ve Necmeddin Bilal adında iki oğlu, Esra ve Sümeyye adında da iki kız çocuğu oldu.12 Eylül 1980’de İ.E.T.T’den ayrılınca özel sektörde çalışmaya başladı ve bir müddet özel sektörde çalıştıktan sonra, 1982 yılında askere gitti. Yedek subay eğitimini Tuzla’da yapan Erdoğan, Karargâh subayı olarak askerliğini tamamladı. Askerden döndükten sonra yine aynı şirkette yaklaşık birbuçuk sene çalıştı. Bir sonraki çalışma hayatına başka bir şirkette genel müdür olarak devam etti.12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra 1983 yılında kurulan Refah Partisi ile siyasi hayatı tekrar başlamış oldu. 1984 yılında Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında da İl Başkanı ve M.K.Y.K üyesi seçildi. 1986 ara seçimlerinde milletvekili adayı oldu. Ardından 1989 yılında da Beyoğlu ilçesinden belediye başkan adayı oldu ve 1989 seçimlerinden Refah Partisi 2. parti olarak çıktı. 1991 yılında tekrar milletvekili adayı oldu ve parti barajı geçince milletvekili oldu. Tercihli oy sistemi nedeniyle yüksek seçim kurulu milletvekilliğini iptal etti. 27 Mart 1994 seçimlerine kadar İstanbul İl Başkanlığı görevini sürdüren Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu ve 27 Mart 1994 seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Başkanı seçildi. 12 Aralık 1997 yılında davet üzerine gittiği Siirt’te, miting sırasında okuduğu bir şiir nedeniyle Diyarbakır DGM’de yargılanmaya başlandı. Yargılama sonucu Türk Ceza Kanunu’nun 312/2 maddesinden “Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçunu işlediği gerekçesiyle dört ay hapis cezasına çarptırıldı bu cezasını 24 Temmuz 1999 günü tamamladı. Fazilet Partisi'nin, Anayasa Mahkemesi tarafından temelli kapatılmasının ardından, bağımsız kalan milletvekilleri, yeni parti kurma çalışmalarını "gelenekçiler" ve "yenilikçiler" olarak adlandırılan iki kanattan sürdürdü. "Gelenekçi" olarak adlandırılan kanat, Recai Kutan'ın genel başkanlığında 20 Temmuz 2001'de Saadet Partisi'ni kurarken, "yenilikçi" kanat da, Tayyip Erdoğan liderliğinde 14 Ağustos 2001'de, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurdu ve Tayyip Erdoğan, parti genel başkanlığına seçildi. Kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 3 Kasım 2002 seçimlerinde oyların büyük bir çoğunlunu alarak tek başına iktidar oldu. 3 Kasım seçimlerinde adaylığı kabul edilmeyen Erdoğan yenilenen Siirt seçimlerinde milletvekili olarak Meclis'e girdi ve Abdullah Gül'ün Başbakanlığı'ndaki 58. hükümetin istifasını sunması üzerine 59. Hükümeti kurarak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXOfZIRJ6I/AAAAAAAAAC0/ugA_9Ro8D5g/s1600-h/bÃ¼lent+arÄ±nÃ§.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054673195510081442" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXOfZIRJ6I/AAAAAAAAAC0/ugA_9Ro8D5g/s320/b%C3%BClent+ar%C4%B1n%C3%A7.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;1948 Bursa doğumlu. 1970 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Manisa'da serbest avukatlık yaptı. Üniversite yıllarından itibaren siyasetle uğraşarak Gençlik Kolları Başkanlığı ve İl Başkanlığı görevlerinde bulundu.&lt;br /&gt;24 Aralık 1995 seçimlerinde Refah Partisinden Manisa Milletvekili seçilen Bülent ARINÇ partisinin MKYK üyeliğinde bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu Ve Türkiye AB Karma Komisyonunda çalıştı. Yurtiçi ve yurtdışı resmi toplantı ve sempozyumlara katıldı.&lt;br /&gt;18 Nisan 1999 seçimlerinde Fazilet Partisinden Manisa Milletvekili seçilen Bülent ARINÇ iki yasama dönemi Fazilet Partisi Grup Başkan Vekilliği görevinde bulundu. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Üyeliği yaptı. Fazilet Partisinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasından sonra yeni kurulan Adalet ve Kalkınma Partisine katıldı. Adalet ve Kalkınma Partisi Grup başkanlığına seçildi.&lt;br /&gt;3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra milletvekili olan Arınç, Meclis Başkanlığı görevini yürütmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXQDJIRJ8I/AAAAAAAAADE/EtYHRthvUuU/s1600-h/cemil_cicek.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054674909202032578" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXQDJIRJ8I/AAAAAAAAADE/EtYHRthvUuU/s320/cemil_cicek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara MilletvekiliYOZGAT - 1946, Hacı Ahmet, Meliha - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi - İngilizce Orta Fransızca - Serbest Avukat, Yozgat Belediye Başkanı, Anavatan Partisi Kurucu Üyesi - XVIII inci Dönem Yozgat, XX nci Dönem Ankara Milletvekili - Devlet Eski Bakanı - Evli, 3 Çocuk.58. VE 59. HÜKÜMET ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEKCemil Çiçek 1946 yılında Yozgat'ta doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Çiçek, Anavatan Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı.ANAP iktidarlarında devlet bakanlığı görevinde bulunan Çiçek, daha sonra Adalet ve Kalkınma Partisi'ne katıldı.İngilizce ve Fransızca bilen Çiçek, 3 çocuk babası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXPCZIRJ7I/AAAAAAAAAC8/bx8Htpv0kB0/s1600-h/cemil_cicek.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXQiZIRJ9I/AAAAAAAAADM/1e6iBWaUXvQ/s1600-h/hilmi+Ã¶zkÃ¶k.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054675446072944594" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXQiZIRJ9I/AAAAAAAAADM/1e6iBWaUXvQ/s320/hilmi+%C3%B6zk%C3%B6k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;1940 yılında Turgutlu, Manisa’da doğmuş, lise tahsilini 1957 yılında Işıklar Askeri Lisesi’nde tamamlamış ve 1959 yılında Topçu Asteğmen olarak Kara Harp Okulu’ndan mezun olmuştur.&lt;br /&gt;Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çeşitli birliklerinde Takım Komutanlığı ve Uçaksavar Batarya Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra, 1972 yılında Kara Harp Akademisi’nden mezun olan Orgeneral ÖZKÖK; Kurmay Subay olarak 15 nci P.Er Eğitim Tugayı Harekat ve Eğitim Şube Müdürlüğü, NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı Özel Silahlar Şubesi’nde Karargah Subaylığı, Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahı SHAPE’in Plan ve Prensipler Dairesi’nde Karargah Subaylığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanlığı’nda Savunma Araştırma Şube Müdürlüğü, Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Özel Kalem Müdürlüğü ve Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur.&lt;br /&gt;NATO Savunma Koleji’ni de bitiren Orgeneral ÖZKÖK, 1984 yılında tuğgeneralliğe terfi ederek, 1984-1986 yıllarında Genelkurmay Plan ve Harekat Daire Başkanlığı, 1986-1988 yıllarında 70 nci Piyade Tugay Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur.&lt;br /&gt;1988 yılında tümgeneralliğe terfi eden Orgeneral ÖZKÖK, 1988-1990 yıllarında 28 nci Piyade Tümen Komutanlığı ve 1990-1992 yıllarında da Genelkurmay Personel Daire Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.&lt;br /&gt;1992 yılında korgeneralliğe terfi eden Orgeneral ÖZKÖK, 1995 yılına kadar Brüksel’de NATO Türk Askeri Temsil Heyet Başkanlığı görevinde bulunmuş ve 1995-1996 yıllarında da&lt;br /&gt;7 nci Kolordu Komutanlığı yapmıştır. 1996 yılında orgeneralliğe terfi eden ÖZKÖK, 1996-1998 yıllarında NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 1998-1999 yıllarında Genelkurmay II nci Başkanlığı, 1999-2000 yıllarında 1 nci Ordu Komutanlığı görevlerini müteakip, 2000 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atanmıştır.&lt;br /&gt;Yüksek Askeri Şura‘nın 31 Temmuz-3 Ağustos 2002 tarihleri arasında Başbakan Bülent Ecevit‘in başkanlığında yaptığı Ağustos ayı olağan toplantısında alınan kararla Genelkurmay Başkanlığı’na atandı.&lt;br /&gt;T.S.K.Şeref , T.S.K. Üstün Hizmet, T.S.K. Üstün Cesaret ve Feragat Madalyaları ile A.B.D. Komutanlık Liyakat Madalyası ve Pakistan Nişan-ı İmtiaz Madalyası sahibi olan Orgeneral ÖZKÖK, Özenç ÖZKÖK ile evli olup, iki çocuk babasıdır.&lt;br /&gt;İngilizce bilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/860521888481808670-3635745964643626175?l=harunyildiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://harunyildiz.blogspot.com/feeds/3635745964643626175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=860521888481808670&amp;postID=3635745964643626175' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/3635745964643626175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/860521888481808670/posts/default/3635745964643626175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://harunyildiz.blogspot.com/2007/04/cumhurbakan-kim-olucak.html' title='cumhurbaşkanı kim olucak?'/><author><name>HaRuN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08120162414641208361</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='18' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_8WXTelYimv4/SBwmb8_z8ZI/AAAAAAAAADY/UDWSz-XIeS8/S220/y1pwl2AXytGmuSaONIJfkyYXR3hq7jnWqxJ-xH6wSrdOc1XEXXEF6FJAEHVG-Z7-woV3Otifyd9Qhg.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_8WXTelYimv4/RiXNu5IRJ5I/AAAAAAAAACs/RfXEamvPL-I/s72-c/recep+tayyip.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
